Yargıtay: Çalışma Süresi Sadece SGK Kaydına Bakılarak Belirlenemez, Kardeşin Tanıklığı da Geçerli
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işçinin çalışma süresinin yalnızca SGK kayıtlarıyla belirlenemeyeceğine ve tanığın kardeş olmasının beyanını geçersiz kılmayacağına hükmetti. EYT'yi kaçıran sigortalılar için hizmet tespiti davasında delil rehberi.

Emeklilik başvurusu yapıp "prim gününüz eksik" cevabı alan binlerce çalışanın ortak sorunu aynı: yıllarca fiilen çalışılmış, ancak işveren sigorta bildirimini hiç yapmamış ya da eksik yapmış. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 3 Eylül 2026'da basına yansıyan kararı, tam da bu duruma ilişkin iki önemli ilke ortaya koydu: İşçinin çalışma süresi yalnızca SGK kayıtlarına bakılarak belirlenemez ve tanığın işçinin kardeşi olması, anlatımını tek başına değersiz kılmaz. Karar, özellikle EYT düzenlemesini kıl payı kaçıran ve geçmiş hizmetlerini kanıtlamaya çalışan sigortalılar için yol gösterici nitelikte.
Olay: 1994'te Başlayan Çalışma, 2017'de Fark Edilen Eksik Prim
Basına yansıyan bilgilere göre davacı işçi, 1994 yılında bir üretim tesisinde çalışmaya başladı. 2017 yılında hastaneye gittiğinde sigorta primlerinin düzenli yatırılmadığını öğrendi. Daha sonra emeklilik için başvurduğunda SGK kayıtları yalnızca 13 yıl 2 ay 25 gün hizmet gösteriyordu; oysa işçi aynı iş yerinde 23 yıl 2 ay kesintisiz çalıştığını ileri sürüyordu.
Aradaki fark, işçinin EYT kapsamında emekli olmasını engelledi. İşçi bunun üzerine iş mahkemesine başvurarak fiilen çalıştığı sürenin tespitini ve buna bağlı haklarını talep etti. Davada dinlenen tanıklardan biri, aynı iş yerinde yıllarca birlikte çalışan kardeşi idi.
Yargılama sürecinde bu tanıklığın "akrabalık nedeniyle taraflı" olduğu ve çalışma süresinin SGK dökümüne göre belirlenmesi gerektiği yönündeki yaklaşım tartışma konusu oldu. Dosya Yargıtay'a taşındı.
Yargıtay Ne Dedi?
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 28 Nisan 2026 tarihinde oy birliğiyle verdiği kararda iki noktayı açıkça vurguladı:
1. SGK kaydı tek başına belirleyici değil
Daire, işçinin çalışma süresinin yalnızca Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtları esas alınarak belirlenemeyeceğini belirtti. Çünkü sigortasız veya eksik bildirimli çalışmada SGK kaydı, işverenin bildirdiği kadarını gösterir; işçinin gerçek çalışma süresini değil. Mahkemenin, dosyadaki diğer delilleri de toplayıp birlikte değerlendirmesi gerekir.
Kararda çalışma süresinin belirlenmesinde dikkate alınacak deliller şöyle sıralandı:
| Delil türü | Örnek |
|---|---|
| SGK kayıtları | Hizmet dökümü, işe giriş-çıkış bildirgeleri |
| İşveren ve iş yeri kayıtları | Bordro, ücret ödemeleri, puantaj, personel dosyası |
| İş yerine giriş-çıkışı gösteren belgeler | Kartlı geçiş, servis listeleri, vardiya çizelgeleri |
| İş yeri iç yazışmaları | Görevlendirme yazıları, e-postalar, tutanaklar |
| Aynı iş yerinde çalışanların tanıklığı | Bordro tanıkları, birlikte çalışan iş arkadaşları |
| Komşu iş yerlerinde çalışanların tanıklığı | İşçiyi o dönemde iş başında gören diğer çalışanlar |
| Dosyadaki diğer deliller | Meslek odası kayıtları, sağlık raporları, fotoğraf ve videolar |
2. Akrabalık, tanığı otomatik olarak devre dışı bırakmaz
Yargıtay'a göre tanığın davacıyla kardeş olması, anlatımını kendiliğinden geçersiz hale getirmez. Belirleyici olan, tanığın olaylara doğrudan tanıklık edebilecek konumda olup olmadığıdır. Somut olayda kardeş aynı iş yerinde yıllarca çalışmış ve işçinin işe geliş-gidişini, yaptığı işi ve çalışma dönemini birinci elden bilebilecek durumdaydı. Bu nedenle beyanı, dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirilmeliydi.
Bu yaklaşım, uygulamada sık karşılaşılan "akraba tanık dinlenmez" yanılgısını düzeltmesi bakımından önemli. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda akrabalık bir tanıklıktan çekinme sebebi olarak düzenlenmiştir; yani tanık isterse tanıklıktan kaçınabilir, ancak tanıklık yaptığında beyanı sırf akrabalık nedeniyle yok sayılamaz. Hâkim, beyanın inandırıcılığını diğer delillerle karşılaştırarak takdir eder.
Neden Bu Kadar Önemli: EYT ve Hizmet Tespiti Davalarındaki Artış
8 Eylül 1999 öncesi sigorta girişi olanlara yaş şartı aranmaksızın emeklilik yolunu açan EYT düzenlemesinden sonra, prim günü eksik kalan çok sayıda kişi geçmiş çalışmalarını kanıtlamak için hizmet tespiti davası açtı. Bu davalarda en büyük engel, aradan geçen uzun yıllar nedeniyle yazılı belgelerin kaybolmuş olması ve o dönemde birlikte çalışan kişilerin çoğunlukla aile bireyleri olması.
Yargıtay'ın bu kararı, iki soruya birden cevap veriyor:
- Belgem yok, sadece tanığım var; dava açabilir miyim? Evet. Tanık beyanı, hizmet tespiti davasında geçerli bir delildir; mahkeme ayrıca kendiliğinden araştırma yaparak işveren kayıtlarını, komşu iş yeri çalışanlarını ve kurum belgelerini de toplar.
- Tanığım kardeşim veya yakın akrabam; dinlenir mi? Dinlenir. Akrabalık tek başına ret sebebi değildir, ancak beyanın somut ve tutarlı olması gerekir.
EYT şartlarını ve kimlerin kapsamda olduğunu ayrıntılı incelemek için EYT kapsamında kimler var: 8 Eylül 1999 kuralı yazımıza göz atabilirsiniz.
Hizmet Tespiti Davası Nedir, Nasıl Açılır?
Hizmet tespiti davası, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 86. maddesine dayanır. Sigortalı olarak çalıştığı halde Kuruma bildirilmeyen veya eksik bildirilen kişi, çalışmasının tespiti için iş mahkemesine başvurabilir.
Süre şartı
Kanuna göre dava, hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde açılmalıdır. Bu bir hak düşürücü süredir; mahkeme kendiliğinden gözetir. Ancak Yargıtay uygulamasında, işverenin işe giriş bildirgesini vermiş olması, bazı aylar için bordro düzenlenmesi veya prim ödenmiş olması gibi durumlarda bu sürenin işlemeyeceği kabul edilir. Yazımıza konu olayda da işçinin bir kısım çalışması zaten SGK kayıtlarında görünüyordu; uyuşmazlık, kayıt dışı kalan dönemlerdi.
Davanın tarafları ve görevli mahkeme
- Dava, hizmetin geçtiği dönemdeki işverene karşı açılır.
- SGK, davaya ihbar edilir ve kanun gereği davaya katılır.
- Görevli mahkeme iş mahkemesidir; iş mahkemesi olmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla bakar.
- Hizmet tespiti davaları, dava şartı arabuluculuk kapsamı dışındadır. Doğrudan dava açılır.
Davanın özellikleri
Hizmet tespiti davaları kamu düzenine ilişkin kabul edilir. Bu nedenle hâkim, tarafların sunduğu delillerle sınırlı kalmaz; kendiliğinden araştırma ilkesi uygulanır. Mahkeme SGK'dan iş yeri dosyasını, dönem bordrolarını, iş yerinin o tarihte faal olup olmadığını gösteren belgeleri getirtir; gerekirse komşu iş yerlerinin çalışanlarını tanık olarak dinler.
Dava kabul edildiğinde tespit edilen süre SGK kayıtlarına işlenir ve emeklilik hesabına dahil olur. İşveren ise bu dönemin primlerini gecikme zammı ile birlikte öder. Mahkeme kararı sigortalıya ayrıca kıdem tazminatı gibi işçilik alacaklarında da hizmet süresinin ispatı yönünden delil olur; bu haklara ilişkin genel çerçeveyi iş hukuku sayfamızda bulabilirsiniz.
Delilleri Toplarken Nelere Dikkat Edilmeli?
Yargıtay'ın saydığı delil türlerinden hareketle, sigortasız veya eksik bildirimli çalışma iddiasında bulunan bir kişinin başvurmadan önce şu adımları izlemesi süreci kolaylaştırır:
- e-Devlet üzerinden SGK hizmet dökümünü alın. Hangi ayların eksik olduğunu, işe giriş ve çıkış tarihlerini net görün. Sorgulama adımları için ne zaman emekli olurum sorgulama rehberine bakabilirsiniz.
- Elinizdeki her belgeyi saklayın. Maaş elden ödenmiş olsa bile banka dekontları, iş yeri kimlik kartı, servis listeleri, vardiya çizelgeleri, sağlık raporları, iş kazası tutanakları, iş yerinde çekilmiş tarihli fotoğraflar delil değeri taşıyabilir.
- Tanıkları belirleyin. Aynı dönemde bordroda görünen iş arkadaşları en güçlü tanıklardır. Bunlar yoksa komşu iş yerlerinin çalışanları ve aile bireyleri de dinlenebilir. Tanıkların işe giriş ve çıkış tarihlerinizi, yaptığınız işi ve çalışma düzeninizi somut biçimde anlatabilmesi önemlidir.
- İş yerinin durumunu araştırın. İş yeri kapanmış, işveren vefat etmiş veya şirket tasfiye edilmiş olabilir. Bu durumlarda dava mirasçılara veya tasfiye memuruna yöneltilir; ticaret sicil kayıtları bu bilgiyi verir.
- Süreyi kaçırmayın. Beş yıllık hak düşürücü süre, dönem dönem çalışmalar için ayrı ayrı hesaplanabilir. Özellikle eski tarihli çalışmalarda sürenin hangi istisnaya girdiğini belirlemek teknik bir konudur; gerekirse bir avukattan hukuki destek almak yerinde olur.
Karar Kesin Bir Sonuç Garantisi Değil
Bu kararın doğru okunması gerekir. Yargıtay, "akraba tanıklığı her zaman yeterlidir" demedi; akrabalığın tek başına ret sebebi olamayacağını ve mahkemenin tüm delilleri birlikte değerlendirmesi gerektiğini söyledi. Somut olayda kardeşin beyanı, aynı iş yerinde uzun süre çalışmış olması ve diğer delillerle uyumlu olması nedeniyle güçlüydü. Yalnızca soyut "evet, orada çalışıyordu" şeklindeki bir aile beyanı, başka hiçbir delille desteklenmiyorsa mahkemeyi ikna etmeyebilir.
Aynı şekilde SGK kaydının belirleyici olmaması, kaydın önemsiz olduğu anlamına gelmiyor. Kayıtlı dönem, çalışma ilişkisinin varlığını gösteren en güçlü başlangıç noktasıdır; dava, kayıt dışı kalan dönemin bu çerçeveye eklenmesini sağlar.
Sonuç
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2026 tarihli bu kararı, sigortasız veya eksik primli çalışma mağdurları için iki temel güvence getiriyor: çalışma süresi SGK dökümüyle sınırlı tutulamaz ve yakın akraba tanıklığı sırf akrabalık nedeniyle reddedilemez. Prim günü eksik kaldığı için emekli olamayan kişilerin, hizmet tespiti davası için beş yıllık süreyi ve delil durumunu gözden geçirmesi, bu kararın pratik karşılığıdır.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; hizmet tespiti davaları süre ve delil bakımından teknik özellikler taşıdığından somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.
Kaynaklar
- Emeklilik hakkını kaçıranları yakından ilgilendiren karar: Kardeşin tanıklığı bile geçerli sayılacak – Dünya
- Emekliliği kaçıranlara müjde! Yargıtay'dan SGK kayıtları ve akraba tanıklığı için karar – Takvim
- Yargıtay'dan emsal karar: Artık sadece SGK kayıtlarına bakılmayacak – Yeni Birlik
- EYT'yi kıl payı kaçıranlara Yargıtay'dan kritik karar: SGK kaydı tek başına yetmeyecek – Taka Gazete
Sık Sorulan Sorular
Sigortasız çalıştığım dönemi nasıl kanıtlarım?
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin Eylül 2026'da basına yansıyan kararına göre çalışma süresi yalnızca SGK kaydıyla belirlenemez. İşveren ve iş yeri kayıtları, giriş-çıkış belgeleri, iç yazışmalar, aynı iş yerinde veya komşu iş yerlerinde çalışanların tanıklığı ve dosyadaki diğer deliller birlikte değerlendirilir.
Hizmet tespiti davasında kardeşim veya akrabam tanık olabilir mi?
Evet. Yargıtay, tanığın davacıyla kardeş olmasının anlatımını tek başına değersiz kılmayacağını belirtti. Önemli olan tanığın olaylara doğrudan tanıklık edebilecek konumda olması; örneğin aynı iş yerinde birlikte çalışmış olmasıdır.
Hizmet tespiti davası ne zamana kadar açılabilir?
5510 sayılı Kanun'un 86. maddesine göre dava, hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde açılmalıdır. Yargıtay uygulamasında işe giriş bildirgesi verilmiş, bordro düzenlenmiş veya prim ödenmiş dönemler için bu sürenin işlemediği kabul edilir.
Hizmet tespiti davası için arabulucuya gitmek zorunlu mu?
Hayır. Hizmet tespiti davaları, dava şartı arabuluculuk kapsamı dışındadır. Dava doğrudan iş mahkemesinde açılır ve SGK davaya katılır.
Dava kazanılırsa eksik primleri kim öder?
Mahkeme kararıyla tespit edilen süre SGK kayıtlarına işlenir ve emeklilik hesabına dahil edilir. Bu döneme ait primler, gecikme zammıyla birlikte işverenden tahsil edilir; sigortalıdan prim ödemesi istenmez.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut olayınıza ilişkin kesin değerlendirme için bir avukata başvurmanız önerilir. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebilir.
Bu konuda sorunuz mu var?
Yapay zeka destekli hukuk asistanımıza durumunuzu anlatın, size özel genel bilgilendirme ve dilekçe taslağı desteği alın.
Ücretsiz Hesap Oluştur